"Marx 000005" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
|||
| (Bir diğer kullanıcıdan 3 ara revizyon gösterilmiyor) | |||
| 2. satır: | 2. satır: | ||
|- | |- | ||
| | | | ||
| − | [[Efendi]]si için angarya ile yükümlü olan bir [[köylü]]yü ele alalım. Bu [[köylü]], söz gelişi haftanın üç günü kendi [[üretim araçları]] ile kendi tarlası üzerinde çalışır, geriye kalan üç gün ise [[efendi]]sinin malikânesinde [[çalışma]]k zorundadır. [[Köylü]]müz kendi [[emek fonu]]nu sürekli olarak kendisi üretir ve bu fon onun karşısında | + | [[Efendi]]si için angarya ile yükümlü olan bir [[köylü]]yü ele alalım. Bu [[köylü]], söz gelişi haftanın üç günü kendi [[üretim araçları]] ile kendi tarlası üzerinde çalışır, geriye kalan üç gün ise [[efendi]]sinin malikânesinde [[çalışma]]k zorundadır. [[Köylü]]müz kendi [[emek fonu]]nu sürekli olarak kendisi üretir ve bu fon onun karşısında asla [[çalışma|emeğ]]inin karşılığı olarak bir üçüncü kişi tarafından ödenen para biçimini almaz. Günün birinde [[efendi]]nin aklına eser de bunlar benimdir diyerek tarlayı, hayvanları, tohumları, kısaca, [[köylü]]nün [[üretim araçları]]nı kendisine mal ederse, o andan itibaren [[köylü]]müz [[emek|emek gücün]]ü [[efendi]]ye satma zorunluluğu ile karşı karşıya kalır. Diğer her şey aynı kalmak koşuluyla, [[köylü]], eskiden olduğu gibi, haftanın 6 günü, 3 gün kendisi için, geriye kalan 3 gün, şimdi [[ücret]] ödeyen [[efendi]] haline gelmiş olan eski haraççı [[efendi]]ye çalışır. [[Köylü]]müz, bu durumda da, [[üretim araçları]]nı [[üretim araçları]] olarak kullanır ve bunların [[değer]]lerini [[ürün]]e aktarır. [[Ürün]]ün belli bir kısmı eskiden olduğu gibi gene [[yeniden üretim]] için ayrılır. Ne var ki, [[angarya çalışma|angarya iş]]i [[ücretli çalışma|ücretli iş]] haline geldiği andan itibaren, eskiden olduğu gibi [[angarya çalışma|angarya iş]]ini yapan [[köylü]] tarafından üretilen ve yeniden üretilen [[emek fonu]] şimdi kendisine [[efendi]] tarafından [[avans]] verilen [[sermaye]] biçimine girer. Daracık kafası bir görünüş biçimi ile bu biçimde yansıyan asıl şeyi birbirinden ayırma yeteneğinden yoksun olan [[burjuva iktisatçısı]], [[emek fonu]]nun bugün bile yeryüzünde ancak istisnai olarak [[sermaye]] biçiminde boy verdiği olgusuna gözlerini kapatır.<ref>Marx, Karl (2011). Kapital, 1. Cilt. Almancadan çevirenler Mehmet Selik ve Nail Satlıgan. İstanbul: Yordam Kitap. s. 549-550.</ref> |
|- | |- | ||
|} | |} | ||
05.53, 18 Eylül 2021 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
|
Efendisi için angarya ile yükümlü olan bir köylüyü ele alalım. Bu köylü, söz gelişi haftanın üç günü kendi üretim araçları ile kendi tarlası üzerinde çalışır, geriye kalan üç gün ise efendisinin malikânesinde çalışmak zorundadır. Köylümüz kendi emek fonunu sürekli olarak kendisi üretir ve bu fon onun karşısında asla emeğinin karşılığı olarak bir üçüncü kişi tarafından ödenen para biçimini almaz. Günün birinde efendinin aklına eser de bunlar benimdir diyerek tarlayı, hayvanları, tohumları, kısaca, köylünün üretim araçlarını kendisine mal ederse, o andan itibaren köylümüz emek gücünü efendiye satma zorunluluğu ile karşı karşıya kalır. Diğer her şey aynı kalmak koşuluyla, köylü, eskiden olduğu gibi, haftanın 6 günü, 3 gün kendisi için, geriye kalan 3 gün, şimdi ücret ödeyen efendi haline gelmiş olan eski haraççı efendiye çalışır. Köylümüz, bu durumda da, üretim araçlarını üretim araçları olarak kullanır ve bunların değerlerini ürüne aktarır. Ürünün belli bir kısmı eskiden olduğu gibi gene yeniden üretim için ayrılır. Ne var ki, angarya işi ücretli iş haline geldiği andan itibaren, eskiden olduğu gibi angarya işini yapan köylü tarafından üretilen ve yeniden üretilen emek fonu şimdi kendisine efendi tarafından avans verilen sermaye biçimine girer. Daracık kafası bir görünüş biçimi ile bu biçimde yansıyan asıl şeyi birbirinden ayırma yeteneğinden yoksun olan burjuva iktisatçısı, emek fonunun bugün bile yeryüzünde ancak istisnai olarak sermaye biçiminde boy verdiği olgusuna gözlerini kapatır.[1] |
- ↑ Marx, Karl (2011). Kapital, 1. Cilt. Almancadan çevirenler Mehmet Selik ve Nail Satlıgan. İstanbul: Yordam Kitap. s. 549-550.