"Mesnevi 000086" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k (Yeni sayfa: Ancak bu defa cömertlik dolu o vezir, izzet Burak'ı üzerinde dünyadan gitmişti.<br> Onun yerinde yeni vezir reis olmuştu; fakat çok merhametsiz ve cimriydi...)
 
k
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 2 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
Ancak bu defa [[cömert]]lik dolu o [[vezir]], izzet Burak'ı üzerinde dünyadan gitmişti.<br>
+
{| border="1"
Onun yerinde yeni [[vezir]] [[reis]] olmuştu; fakat çok [[merhametsiz]] ve [[cimri]]ydi.<br>
+
|-
Dedi: "Ey padişah! Bizim [[harcama]]larımız var; bir şair için karşılık olarak bu bahşiş olmaz.<br>
+
|
Ey bahtiyar! Ben onda birin dörtte biriyle şair adamı hoş ve razı ederim."<br>
+
[[İhsan]] sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle [[altın]] biriktirip [[şair]]leri bekler.<br>
Halk ona dedi ki: "O, önceden bu yiğitten on bin alıp götürmüştür.<br>
+
 
Şekerden sonra nasıl kamış çiğner?<br>
+
Onlara göre bir [[şiir]], yüz kumaş yükünden daha [[iyi]]dir; özellikle de derinden [[inci]] çıkaran [[şair]] olursa,<br>
Sultanlıktan sonra dilencilik nasıl yapar?"<br>
+
 
-Vezir- dedi: "Ona baskı içinde baskı yaparım, beklemekten ağlar ve güçsüzleşir.<br>
+
[[İnsan]] [[ilk]] olarak [[Ekmek|ekmeğ]]e [[hırs]] duyar; çünkü azık ve [[ekmek]] [[can]]ın direğidir.<br>
O zaman ona yolun toprağını versem, çimendeki gül yaprağı gibi kapar.<br>
+
 
Bunu bana bırak; çünkü istekli ateş de olsa bunda ustayım.<br>
+
-İnsan- [[hırs]] ve [[istek|isteğ]]inden [[kazanç|kazanc]]a doğru, [[gasp]]a ve yüz [[hile]]ye doğru [[can]]ını avucuna koyup çabalar.<br>
Ülker yıldızından/gökten yere kadar uçsa, o beni görünce yumuşar."<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1209-1218)</ref>
+
 
 +
Nadir olarak [[ekmek|ekmeğ]]e ihtiyacı olmadığında [[ün]]e ve [[şair]]lerin övgüsüne [[âşık]]tır;<br>
 +
 
 +
[[Soy]]unu ve [[iş]]lerini yüceltsinler, onun [[üstünlük|üstünlüğ]]ünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;<br>
 +
 
 +
[[Haşmet]]i ve [[altın]] bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)</ref>
 +
|-
 +
|}

07.47, 7 Eylül 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

İhsan sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle altın biriktirip şairleri bekler.

Onlara göre bir şiir, yüz kumaş yükünden daha iyidir; özellikle de derinden inci çıkaran şair olursa,

İnsan ilk olarak ekmeğe hırs duyar; çünkü azık ve ekmek canın direğidir.

-İnsan- hırs ve isteğinden kazanca doğru, gaspa ve yüz hileye doğru canını avucuna koyup çabalar.

Nadir olarak ekmeğe ihtiyacı olmadığında üne ve şairlerin övgüsüne âşıktır;

Soyunu ve işlerini yüceltsinler, onun üstünlüğünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;

Haşmeti ve altın bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.[1]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)