"Emel" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k (Yeni sayfa: == Mesnevi'den == [962] İşte halk yoksulluktan kaçar, bundan dolayı hırs ve emele lokma olurlar.) |
k |
||
| (Aynı kullanıcının aradaki diğer 4 değişikliği gösterilmiyor) | |||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
| − | == | + | ==Göndermeler== |
| + | === Mevlânâ'dan === | ||
| − | + | {{:Mesnevi 000001}} | |
| + | |||
| + | {{:Mesnevi 000170}} | ||
| + | |||
| + | ==Notlar == | ||
| + | <references/> | ||
| + | [[Category:Mevlânâ]] | ||
19.26, 17 Eylül 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
Göndermeler[düzenle]
Mevlânâ'dan[düzenle]
| Hür bir adam kuşluk vaktinde vardı, Süleyman'ın adliye sarayına koştu.
Kederden yüzü sarı ve her iki dudağı mordu. Sonra Süleyman, “Ey efendi! ne oldu?” dedi. -Adam- “Azrail bana öfke ve kinle dolu şöyle bir bakış attı” dedi. Süleyman, “Acele et! Şimdi ne istiyorusn? İste” dedi. -Adam- dedi: “Ey can sığınağı! Rüzgara emret. Beni buradan Hindistan'a götürsün. Ola ki o tarafa giden kul, canını kurtarır.” İşte halk yoksulluktan kaçar, bundan dolayı hırs ve emele lokma olurlar. Yoksulun korkusu, o korkunun örneğidir. Sen hırs ve çabayı Hindistan bil. -Süleyman- rüzgâra emretti; onu Hindistan'ın uzak tarafına, bir adaya götürdü. Sonraki gün toplantı ve görüşme vakti; Süleyman Azrail'e dedi: “O müslümana neden öfkeyle baktın da evinden avare oldu?” -Azrail- dedi “Ben öfkeyle ne zaman baktım? Hayretle, yolda ona baktım. Çünkü Hak bana 'Bugün, haydi! Onun canını sen Hindistan'da al' diye emretti. Hayretle dedim: Onun yüz kanadı olsa, Hindistan'a gitmesi uzaktır.”[1] |
|
Tamah, kulağı duymaktan alıkoyar; garaz gözü bilgilenmekten alıkoyar.[2] |