"Altın" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
1. satır: 1. satır:
 
==Göndermeler==
 
==Göndermeler==
 
== Atasözü ==
 
== Atasözü ==
 +
{| border="1"
 +
|-
 +
|
 
{{:AS00005}}
 
{{:AS00005}}
 +
|-
 +
|}
 
=== Mevlânâ'dan ===
 
=== Mevlânâ'dan ===
 +
{| border="1"
 +
|-
 +
|
 
Ey oğul! Bağı çöz, özgür ol. Ne zamana kadar [[gümüş]]e, altına bağlı kalacaksın.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 19)</ref>
 
Ey oğul! Bağı çöz, özgür ol. Ne zamana kadar [[gümüş]]e, altına bağlı kalacaksın.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 19)</ref>
----
+
|-
 +
|
 
[[gönül|Gönlün]], [[sır]]rının mezarı olursa [[murat|murad]]ın daha kolay gerçekleşir.<br>
 
[[gönül|Gönlün]], [[sır]]rının mezarı olursa [[murat|murad]]ın daha kolay gerçekleşir.<br>
 
Peygamber, “[[Sır]]rını [[saklanmak|gizleyen]] [[murat|murad]]ıyla çabuk buluşur,” dedi.<br>
 
Peygamber, “[[Sır]]rını [[saklanmak|gizleyen]] [[murat|murad]]ıyla çabuk buluşur,” dedi.<br>
 
Tohum toprak içinde [[saklanmak|gizlenince]], [[saklanmak|gizlenmesi]] bahçenin yeşillenmesine sebep olur.<br>
 
Tohum toprak içinde [[saklanmak|gizlenince]], [[saklanmak|gizlenmesi]] bahçenin yeşillenmesine sebep olur.<br>
 
Altın ve [[gümüş]] gizli olmasalardı, [[maden]]de nasıl oluşurlardı.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 175-178)</ref>
 
Altın ve [[gümüş]] gizli olmasalardı, [[maden]]de nasıl oluşurlardı.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 175-178)</ref>
----
+
|-
 +
|
 
Bir [[mümin]] altın [[put]] bulsa, onu her [[putperest]]e nasıl bırakır?<br>
 
Bir [[mümin]] altın [[put]] bulsa, onu her [[putperest]]e nasıl bırakır?<br>
 
Bilakis alır, ateşe atıp eğreti şeklini yok eder.<br>
 
Bilakis alır, ateşe atıp eğreti şeklini yok eder.<br>
 
Böylece altında [[put]] şekli kalmaz, çünkü [[suret]] [[engel]] ve yol kesicidir.<br>
 
Böylece altında [[put]] şekli kalmaz, çünkü [[suret]] [[engel]] ve yol kesicidir.<br>
 
[[Put]]un altın [[öz]]ü, Hak vergisidir. Altın [[para]]daki put şekli eğretidir.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2887-2890)</ref>
 
[[Put]]un altın [[öz]]ü, Hak vergisidir. Altın [[para]]daki put şekli eğretidir.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2887-2890)</ref>
----
+
|-
 +
|
 
[[sahte|Kalp]] altın geceleyin altınla iddialaşır, altın gündüzü bekler.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3293)</ref>
 
[[sahte|Kalp]] altın geceleyin altınla iddialaşır, altın gündüzü bekler.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3293)</ref>
----
+
|-
 +
|
 
Nahoş meyve benim için [[hoş]] oldu. Bedenim için özel bir [[rızk]] ele geçti.<br>
 
Nahoş meyve benim için [[hoş]] oldu. Bedenim için özel bir [[rızk]] ele geçti.<br>
 
Mademki ben boğazımdan dolayı rahatım, birkaç [[para]]m var, bunu ona vereyim.<br>
 
Mademki ben boğazımdan dolayı rahatım, birkaç [[para]]m var, bunu ona vereyim.<br>
 
Bu altını bu [[külfet]] çekene vereyim de iki üç güncük [[gıda]]yla [[hoş]] olsun.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 690-692)</ref>
 
Bu altını bu [[külfet]] çekene vereyim de iki üç güncük [[gıda]]yla [[hoş]] olsun.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 690-692)</ref>
----
+
|-
[[İhsan]] sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle altın biriktirip [[şair]]leri bekler.<br>
+
|
Onlara göre bir [[şiir]], yüz kumaş yükünden daha [[iyi]]dir; özellikle de derinden [[inci]] çıkaran [[şair]] olursa,<br>
+
{{:Mesnevi 000086}}
[[İnsan]] [[ilk]] olarak [[Ekmek|ekmeğ]]e [[hırs]] duyar; çünkü azık ve [[ekmek]] [[can]]ın direğidir.<br>
+
|-
-İnsan- [[hırs]] ve [[istek|isteğ]]inden [[kazanç|kazanc]]a doğru, [[gasp]]a ve yüz [[hile]]ye doğru [[can]]ını avucuna koyup çabalar.<br>
+
|
Nadir olarak [[ekmek|ekmeğ]]e ihtiyacı olmadığında [[ün]]e ve [[şair]]lerin övgüsüne [[âşık]]tır;<br>
 
[[Soy]]unu ve [[iş]]lerini yüceltsinler, onun [[üstünlük|üstünlüğ]]ünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;<br>
 
[[Haşmet]]i ve altın bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)</ref>
 
 
 
 
{{:Mesnevi 000028}}
 
{{:Mesnevi 000028}}
 
+
|-
 +
|
 
{{:Mesnevi 000037}}
 
{{:Mesnevi 000037}}
 +
|-
 +
|}
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 
[[Category:Atasözü]]
 
[[Category:Atasözü]]
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Mevlânâ]]

13.55, 13 Kasım 2008 tarihindeki hâli

Göndermeler

Atasözü

Söz gümüşse, sükut altındır.

Mevlânâ'dan

Ey oğul! Bağı çöz, özgür ol. Ne zamana kadar gümüşe, altına bağlı kalacaksın.[1]

Gönlün, sırrının mezarı olursa muradın daha kolay gerçekleşir.
Peygamber, “Sırrını gizleyen muradıyla çabuk buluşur,” dedi.
Tohum toprak içinde gizlenince, gizlenmesi bahçenin yeşillenmesine sebep olur.
Altın ve gümüş gizli olmasalardı, madende nasıl oluşurlardı.[2]

Bir mümin altın put bulsa, onu her putpereste nasıl bırakır?
Bilakis alır, ateşe atıp eğreti şeklini yok eder.
Böylece altında put şekli kalmaz, çünkü suret engel ve yol kesicidir.
Putun altın özü, Hak vergisidir. Altın paradaki put şekli eğretidir.[3]

Kalp altın geceleyin altınla iddialaşır, altın gündüzü bekler.[4]

Nahoş meyve benim için hoş oldu. Bedenim için özel bir rızk ele geçti.
Mademki ben boğazımdan dolayı rahatım, birkaç param var, bunu ona vereyim.
Bu altını bu külfet çekene vereyim de iki üç güncük gıdayla hoş olsun.[5]

İhsan sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle altın biriktirip şairleri bekler.

Onlara göre bir şiir, yüz kumaş yükünden daha iyidir; özellikle de derinden inci çıkaran şair olursa,

İnsan ilk olarak ekmeğe hırs duyar; çünkü azık ve ekmek canın direğidir.

-İnsan- hırs ve isteğinden kazanca doğru, gaspa ve yüz hileye doğru canını avucuna koyup çabalar.

Nadir olarak ekmeğe ihtiyacı olmadığında üne ve şairlerin övgüsüne âşıktır;

Soyunu ve işlerini yüceltsinler, onun üstünlüğünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;

Haşmeti ve altın bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.[6]

Altın işlemeli elbiseler dokumak; denizin dibinden inciler elde etmek;

Hendese ilminin incelikleri veya yıldız, tıp ve felsefe ilmi;

Yine bu dünyayla ilgilidir; yedinci göğe yolları yoktur.[7]

Madenden birkaç altını olan dağ, kazma darbesiyle parça parça olur.[8]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 19)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 175-178)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2887-2890)
  4. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3293)
  5. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 690-692)
  6. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)
  7. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1514-1516)
  8. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 2757)