DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla
Arama kısmına atla
|
|
| 3. satır: |
3. satır: |
| | {| border="1" | | {| border="1" |
| | |- | | |- |
| − | |{{:AS00001}} | + | | |
| | + | {{:AS00001}} |
| | |- | | |- |
| | |} | | |} |
| 9. satır: |
10. satır: |
| | {| border="1" | | {| border="1" |
| | |- | | |- |
| − | |{{:Mesnevi 000001}} | + | | |
| | + | {{:Mesnevi 000001}} |
| | |- | | |- |
| | |} | | |} |
07.43, 13 Kasım 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Atasözü
Mevlânâ'dan
| Hür bir adam kuşluk vaktinde vardı, Süleyman'ın adliye sarayına koştu.
Kederden yüzü sarı ve her iki dudağı mordu. Sonra Süleyman, “Ey efendi! ne oldu?” dedi.
-Adam- “Azrail bana öfke ve kinle dolu şöyle bir bakış attı” dedi.
Süleyman, “Acele et! Şimdi ne istiyorusn? İste” dedi. -Adam- dedi: “Ey can sığınağı! Rüzgara emret.
Beni buradan Hindistan'a götürsün. Ola ki o tarafa giden kul, canını kurtarır.”
İşte halk yoksulluktan kaçar, bundan dolayı hırs ve emele lokma olurlar.
Yoksulun korkusu, o korkunun örneğidir. Sen hırs ve çabayı Hindistan bil.
-Süleyman- rüzgâra emretti; onu Hindistan'ın uzak tarafına, bir adaya götürdü.
Sonraki gün toplantı ve görüşme vakti; Süleyman Azrail'e dedi:
“O müslümana neden öfkeyle baktın da evinden avare oldu?”
-Azrail- dedi “Ben öfkeyle ne zaman baktım? Hayretle, yolda ona baktım.
Çünkü Hak bana 'Bugün, haydi! Onun canını sen Hindistan'da al' diye emretti.
Hayretle dedim: Onun yüz kanadı olsa, Hindistan'a gitmesi uzaktır.”[1]
|
|
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 957-969)